8. Çanakkale Bienali Başlıyor

“Birlikte nasıl çalışırız?” başlığı altında topluluk, çalışma, birliktelik kavramları ve deneyimlerine odaklanan 8. Çanakkale Bienali, 1 Ekim - 5 Kasım tarihleri arasında Çanakkale’de 11 farklı mekânda sanatseverlerle buluşacak.

21 Eylül 2022

“Birlikte nasıl çalışırız?” başlığı altında topluluk, çalışma, birliktelik kavramları ve deneyimlerine odaklanan 8. Çanakkale Bienali, 1 Ekim - 5 Kasım tarihleri arasında Çanakkale’de 11 farklı mekânda sanatseverlerle buluşacak.

BİRLİKTE NASIL YAŞARIZ?

Genel Sanat Yönetmenliğini Azra Tüzünoğlu’nun üstlendiği 8. Çanakkale Bienali’nde bu sene 40’a yakın sanatçı ve davet ettiği 6 sanat inisiyatifiyle “Birlikte nasıl üretiriz?”, “Birlikte nasıl yaşarız?”, “Birlikte nasıl çalışırız?” gibi temel ve kapsayıcı sorular üzerinden insan-insan, insan-doğa, insan-hayvan, hayvan-hayvan ve tüm canlı-canlı olmayan yapılar arasındaki karmaşık ilişkilerin bağlantılarını/düğüm noktalarını araştırmayı amaçlıyor. Konukseverlik, dostluk, iş birliği, emek, sorumluluk, adalet, bağışlama, hafıza, yas, neşe gibi farklı kavramlarına odaklanan bienal, insanın “birlikte yaşama” zorunluluğunun peşini bırakmayan paradokslar, imkansızlıklar ve tekil şansları da soru işaretleri ve ünlemler ile vurguluyor. Birlikte çalışma meselesine odaklanan bienal, ana sergilerinin yanı sıra panel, atölye, film gösterimi ve paralel etkinliklerden oluşan programıyla sanatseverlerle buluşacak.

8. Çanakkale Bienali’ne, özgün bir aradalık modelleri sunan AVTO (İstanbul), Monitor (İzmir), Are Projects (Antalya), Ka Atölye (Ankara) ve Çanakkale’den Garp Sessions inisiyatifleri ile İtalya Lucca’dan bağımsız Giungla Festivali davet edildi. İnisiyatiflerin her birinin Korfmann Kütüphanesi, Mekor Hayim Sinagogu, Palamut Depoları gibi Çanakkale’nin özgün kent mirasını yansıtan mekânlarda kendi üretme ve çalışma pratikleri kadar, sanata bakış açılarını da yansıtan sergi ve projelerle bienalin sanatsal içeriğine katılmaları amaçlanıyor. 

ALPARSLAN BALOĞLU RETROSPEKTİF SERGİSİ

Çanakkale Bienali, sanatın hafıza ve tarihsel süreçlerine yönelik duyarlılığını bu edisyonunda da sürdürerek, Alparslan Baloğlu’nun hem retrospektif sergisini hem de Baloğlu’nun Troya’yı yeniden ve bugünden okuduğu yeni projesini Troya Müzesi’nin büyülü atmosferinde izleyiciyle bir araya getirecek.