Arya Kamalı: Minyatür bir anlatım sanatıdır

Geçtiğimiz günlerde Kültürpark Atlas Pavyonu’nda özel bir sergi izleyiciyle buluştu. Minyatür Sanatçısı Arya Kamalı, İzmir’in kültürel, sosyal ve tarihi mekânlarını sanatıyla gözler önüne sundu. Sanatçının 50 yıllık sanat tecrübesini ve birikimini özetleyen ‘‘Şehr İ Men İzmir’’, sanatseverler tarafından yoğun bir ilgi ile karşılandı. Küçük yaşlarında İran’dan Türkiye’ye yerleşen sanatçı, Kemeraltı’nda bulunan Arya Kamalı Uluslararası Kültür ve Sanat Merkezi'ni hayata geçirdi. Minyatür sanatıyla ilkokul çağlarında ilgilenmeye başlayan Arya Kamalı ile minyatür sanatını, İzmir’i ve yeni sergisini konuştuk.

Osman Katmerci 5 Temmuz 2024

İran’dan ayrılıp Türkiye’ye yerleşen Arya Kamalı, minyatür sanatına çocukluk yıllarında ilgi duymaya başladı. Sanatçı İzmir’e olan sevgisini çalışmalarıyla anlattı. Sanatçının elli yıllık sanat tecrübesini ve birikimini özetleyen ‘‘Şehr İ Men İzmir’’, sanatseverler tarafından yoğun bir ilgi ile karşılandı. Sergi, 11 Ağustos tarihine kadar Kültürpark Atlas Pavyonu 2 No.lu Sanat Galerisi’nde ziyarete açık olacak.

İzmir Art: Sanatınız ile başlamak istiyorum. Minyatür sanatına nasıl ilgi duydunuz? Minyatür sanatını keşfetme süreciniz ve bu alanda çalışmalar yapmaya ne zaman başladınız?

Arya Kamalı: Ben İran doğumluyum. Ana vatanım İran. İran’ın en önemli özelliklerinden biri kültürü ve sanatıdır. Bu kültür ve sanatın en önemli tarafı ise geleneksel sanatlarıdır. Çok iyi hatırlıyorum, savaş döneminde bile insanlar birbirlerini ziyaret ederken geleneksel sanatlardan, minyatür gibi eserlerden hediye götürürlerdi. Dolayısıyla böyle bir ortamın içine doğmak beni etkiledi. Ailemin, özellikle babamın ve büyük ağabeyimin sanata olan ilgisi benim de ilgi duymamı sağladı. İnsan küçük yaşlarda bir idol seçiyor kendisine. O yıllarda ağabeyimin evde yaptığı resimler, tablolar yine belirgin bir rol oynamıştı sanatım için. Böylece zamanla o dili öğrenmeye başlıyorsunuz. Edebiyat ve minyatür benim için ayrı bir yerdeler. Çok keyif aldığım alanlar. 

İzmir Art: İzmir yolculuğunuz ne zaman başladı?

Arya Kamalı: İran'da devrim olduktan sonra üniversiteler bir süreliğine kapandı. Daha sonra eğitimim için Türkiye’ye geldim. Ama amacım Türkiye'de kalmak değildi, sadece Türkiye'den Amerika’ya geçme planım vardı. Önce Çukurova Üniversitesi ardından Ankara Tıp Fakültesi’ni yarıda bıraktım farklı nedenlerden dolayı. Son olarak Ege Üniversitesi’nde Gıda Mühendisliği’ni kazandım. İzmir ile ilgili hiç unutmadığım bir anım var.  İzmir’e üniversite için geldiğim gün Fevzi Paşa Bulvarı’nda, aklıma çocukluğum geldi. Ortaokuldayken Coğrafya dersimizde, kitabın bir köşesinde ‘‘İzmir Limanı’’ diye bir fotoğraf vardı. O gün, o çocuk halimle apayrı bir duygu içinde şey olmuştum. Yıllar sonra İzmir’e ayağımı bastığımda o anı hatırlamam, hissetmem ve o duyguyu tekrar yaşamam benim için unutulmayacak bir anıdır. İzmir'e girişim bu şekilde oldu. Ondan sonra da tabii okul başladı, hayat devam etti. İzmir’e gelirken bir birikim ile gelmiştim. Türkiye'nin en iyi kemikten obje yapan ustalarından biri ile tanıştım o yıllarda. Benim bir taraftan da gelir kaynağımı edinmem gerekiyordu. Tanıştığım usta, bir minyatürcü arıyordu. Yolumuz kesişti ve hem okuyordum hem çalışıyordum. 

''İzmir’i her geçen gün daha çok tanıyordum.''

Kızlarağası Hanı 1993’te restorasyondan çıkmıştı, ben de bir yıl sonra dükkân tuttum. Turizm o yıllarda Türkiye’de altın çağını yaşıyordu. Boyama işine yetişemiyordum. Dokuz Eylül Üniversitesi Resim Bölümü öğrencileri gelirdi çalışmaya. Onlar da harçlıklarını çıkartırdı. Benim için çok önemli bir tecrübe olmuştu. İzmir’i her geçen gün daha çok tanıyordum ve benim için cazibesi sürekli artıyordu. İlerleyen yıllarla birlikte İzmir’in tarihini sürekli araştırıyordum. İzmir ile ilgili çalışmalar yapmak istiyordum. Karar vermiştim, çalışmalarım daha çok İzmir üzerine olsun istiyordum. İzmir'in tarihine, kültürüne farklı bir vizyondan bakmak istediğimi fark etmiştim. Ben İran Minyatürünü biliyorum, Türkiye'de ise Türk Minyatürü var. İkisinin de farklı özellikleri var. Ben dedim ki ne İran minyatürü yapayım, ne Türk minyatürü yapayım. Ben bir minyatür yapayım ki ileride o İzmir Minyatürü olsun. Yani İzmir karakteri bir minyatür olsun, farklı bir usulü olsun… Dünyada birçok sanatçı vardır, birçok üsluplar vardır. Neden İzmir ekolu olmasın ki diye sordum kendime ve yola çıktım.

İzmir Art: Çalışma pratiğinizden bahsetmek ister misiniz? Minyatür sanatında geleneksel ve modern yaklaşımlar arasındaki dengeyi nasıl kuruyorsunuz?

Arya Kamalı: Geleneksel sanatlar sadece bir döneme ait değildir. Giderek ilaveler oluyor. Her dönemin kendi geleneğini, onu üstüne yükleme yükümlülüğü vardır. İlave edilmesi gerekiyor. Bu gelenekler hem daha güçleniyor, hem daha zenginleşiyor ve toplum daha güçlü bir hale geliyor. Minyatür bir anlatım sanatıdır. Tarih boyunca hep böyle olmuştur. İlk mağaralardaki insanlar, duvarlarda yaşadığı en önemli olayını çizerken farkında olmadan minyatür yapıyor. Daha net, direkt ve yalın hali ile. Biz de bu dönemde minyatürümüzü çizerken, günümüzü anlatıyoruz. Yani aslında amaç hep aynı, anlaşılır olmak. Sanata bakmak lazım. Sanat, en önemli olan iletişim aracıdır.

İzmir Art: ‘‘Şehr İ Men İzmir’’ ile birlikte İzmir’in kültürel, sosyal ve tarihi mekânlarını sanatınızla anlattınız. Daha önceki sergilerinizde de İzmir’e odaklandınız. İzmir, Arya Kamalı için ne ifade ediyor?

Arya Kamalı: Bazı soruları duymazdan gelmek istersiniz ya hani, bu soru da benim için öyle bir yerde duruyor. Çünkü zaman zaman bu soruyu ben de soruyorum kendime. Öncelikle böyle bir soru sorduğunuz için teşekkür ederim. Bu soruyu bir örnekle açıklamak isterim. Siz bir gazetecisiniz ve verdiğiniz emekler doğrultusunda mesleğinizi sürdürüyorsunuz. İnsan, doğası gerekli sürekli bir ‘‘ait olma’’ isteği duyar. Ben, her zaman bir minyatür sanatçısı olmak istedim. Beni İzmir’e bağlayan şey, sanatımla birlikte buraya ait hissediyor oluşum. İzmir’in ihtişamı bana bu aitlik hissini veriyor. Ve ben burada, İzmir’e ait olan kültürün bir parçası gibi hissediyorum. Ben bu şehrin bir parçasıyım. Ne mutlu bana ki ben İzmir'de yaşıyorum, ne mutlu bana ki İzmir'de böyle bir düzenim var. Ben İzmir'i çok seviyorum. İnsanlarını ve kültürünü de çok seviyorum.

İzmir Art: Kemeraltı’nda bulunan Arya Kamalı Uluslararası Kültür ve Sanat Merkezi'ni hayata geçirdiniz. Birçok sergiye ev sahipliği yapıyor ve deneyimlerinizi sanatseverlerle paylaşıyorsunuz. Aynı zamanda eğitimler veriyorsunuz. Bir sanat galerisi fikri nasıl ortaya çıktı?

Arya Kamalı: Hep bir kültür merkezi açmak istemişimdir. Zaman zaman girişimler yaptım geçmişte. Arya Kamalı Uluslararası Kültür Sanat Merkezi'ni 15 Haziran 2022'de açtık. Geçen zaman içinde yaklaşık 80 tane sergi ve birçok etkinlik düzenledik. Bir kültür merkezi ticarethane değildir. Bir kültür merkezi, fikirlerin yeridir. Arya Kamalı Uluslararası Kültür Sanat Merkezi, sanatı icra ediyor, sanat yapıyor ve sanat öğretiyor. Kültür merkezini açarken tek bir amacım vardı. Hala da aynı şey geçerlidir benim için. Orası kendi ayaklarının üzerinde durabilsin. Neden bunu söylüyorum? Kendini döndürebilecek ki kendi ayaklarının üstünde durabilecek. O zaman bağımsız, güçlü bir hal alır. Gelen rüzgârlara göre sağa sola gitmez. Bir politikası vardır, bir düşünce tarzı vardır. O tarz doğrultusunda hareket eder. Orası hem çağdaş hem geleneksel, bütün sanatçılara açıktır. 

İzmir Art: Minyatür sanatının toplumsal ve kültürel rolünü ele aldığımızda, minyatür sanatının günümüzdeki yeri ve geleceği hakkında neler söylemek istersiniz?

Arya Kamalı: Benim çok öğrencim var. Çok fazla öğrenmek isteyen var. Genel geçer bir cümle vardır, ‘‘Unutulmaya yüz tutmuş’’ diye. Ben bunu yanlış buluyorum. Minyatürün geleceği tamamen şu noktaya bağlıdır. Günümüzde, çağdaş ve modernize bir şekilde sunum hali bulursa ki şu anda İstanbul'da bulmuştur, son derece başarılı olmuştur. Minyatür sahibi olduğu fiziki ve anlatım şekli ile son derece güçlü, son derece mistik bir sanattır. Birçok sanatçı minyatürün özelliklerini kendi sanatlarına mix ediyor. Bu neyi gösteriyor? Bu sanatın ne kadar güçlü olduğunu. Minyatürde siz otuz boyut kullanabilirsiniz, elli boyut kullanabilirsiniz. Yani sanatçı bütün hayal gücünü, sahnede görünmeyen yerleri ilave edebilir. Son derece güçlü bir anlatım gücü vardır. Minyatürün şansızlığı, minyatür sanatını sadece bir döneme bağlama çabasıdır. Bu durum minyatürü, insanların zihninde farklı bir yere koyuyor. Minyatür sanatının geleceğinde eğitim çok önemli bir yerde duruyor. Üniversitelerde minyatür eğitiminin bağımsız bir bölüm olması gerekir. Şu anda minyatür Tezhip bölümünün altında anlatılıyor. Tezhip, süsleme sanatıdır. Minyatür, anlatım sanatıdır. 

Röportaj: Osman Katmerci / İzmir Art
Fotoğraf: Onur Koç / İzmir Art

Fotoğraflar
Videolar
Yazar Profili
Osman Katmerci
Osman Katmerci

5 İçerik

2016 yılında Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun oldu. Çeşitli gazete ve dergilerde haber editörlüğü yaptı. Gazetecilik mesleğini, İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür Sanat Daire Başkanlığı’nda sürdürmektedir.

Yazar Profil Sayfası