Cumhuriyet ve İzmir


 

İzmir, Milli Mücadele’nin öncü kentlerinden, Cumhuriyet’in inşası anlamında, genç cumhuriyetin devrimlerinin gelişimlerinin simge kenti. Milli Mücadele ve Cumhuriyet’in izlerini meydanlarında, bulvarlarında sokaklarında, binalarında, parklarında müzelerinde izlerini kent boyunca görmek mümkün. Bu seçki bir tavsiye elbette ki… İzmir ve Cumhuriyet arasındaki derin ilişkiyi tamamıyla anlatacak bir rota değil elbette. Şimdilik körfezin güney kıyısı düşünülerek yola çıkıldı. Keyifli bir rota yolculuğu sizleri bekliyor. 

Belkahve Ata Anı Evi

Böylesi bir rotada, en azından kentin bu yakasında nereden başlanmalı diye düşünüldüğüne akla gelen isim neresi olabilir?  Belkahve Ata Anı Evi… Anı Evi hiç kuşkusuz kentte en çok ilgi gören noktalardan bir tanesi. Anı Evi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve yakın silah arkadaşlarının 9 Eylül 1922 günü İzmir’i ilk kez gördükleri ve kahve içtikleri nokta üzerinde kurulu. Bornova Belediyesi tarafından düzenlenen anı evi, 9 Eylül 2016 günü ziyarete açıldı. 

Belkahve Ata Anı Evi,  ziyaretçi sayısıyla oldukça ilgi çeken bir yer. Pandemi öncesinde özelikle ulusal bayramlarda ve ilgili haftalarda farklı yaş gruplarından çok sayıda misafir tarafından ziyaret ediliyordu. Bu günlerde de benzer şekilde ilgi çekmeye başladı. Meraklılar –  COVID 19 önlemleri dikkate alınarak – bu değerli anı evini ziyaret ediyor.

Anı evi,  Milli Mücadeleyi hatırlatan, kıymetli pek çok objeyi, yazılı belgeyi ziyaretçilerine sunuyor. Türk ve Yunan askerlerine ait farklı askeri teçhizat; örneğin miğfer ve kılıç, savaş ve harekât planları görülebilir.  Savaşan iki tarafa ait sergilenen askeri teçhizatlar, kıyafetler diğer planlar ve ayrıca döneme ait tüfekler, dürbünler; sadece milli mücadeleye ve mücadelenin zorluğuna ilişkin bir tarihsel anlatının dışında ziyaretçileri – özellikle askeri tarih meraklıları için ilgi çekici bir içerik oluşturuyor.

Anı evinin ziyaretçilerine sunduğu bir diğer değerli koleksiyon ise hiç kuşkusuz anı evinin Atatürk, Milli Mücadele ve Cumhuriyet tarihine ilişkin belge ve ayrıca yayın külliyatı. Ki bu gazetelerden bazılarının orijinal nüshalarını yine anı evinde görmek ve incelemek mümkün.

Anı evinin İzmir’in önemli sanat eserlerinden bir tanesine de ev sahipliğini yaptığını söylemek gerek. Ünlü heykeltıraş Tankut Öktem tarafından 1991 yılında yapılan 16,5 metrelik bronz, Atatürk Heykeli.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İzmir - Atatürk Müzesi

 İzmir ve Atatürk denildiğinde akla gelen ilk nokta, 1. Kordon’da, bir diğer ismiyle Atatürk Caddesi üzerinde yer alan Atatürk Müzesi’dir. Müze binası, hem kent tarihi ile hem de Mustafa Kemal Atatürk, Milli Mücadele, Cumhuriyet ve İzmir arasındaki değerli ilişkide özel bir yere sahiptir.  Zira binanın,  Mustafa Kemal Atatürk’ün İzmir’e gelişlerinde çok sevdiği İzmir’deki ikametgâhlarından olduğunu hemen belirtmek gerekir. Bina ayrıca meşhur Kordon’un Cumhuriyet öncesindeki, mimari dokusundan izler sunan nadide parçalardan bir tanesi olması açısından kent tarihi göz önüne alınınca önemli bir yere sahiptir. Bununla birlikte binanın kendisi de mimari açıdan değerlendirildiğinde, belli bir dönem yapısının mekânsal organizasyonuna dair bilgileri de izleyicisiyle paylaşmaktadır.

Bir ek daha yapalım ve müzenin kentin en eski müzelerinden biri olduğunu da belirtelim. Dolayısıyla bu noktada ziyaretçi, gerçekten önemli ve değerli bir noktada olduğunu bilmeli.

Ziyaretçiyi karşılayacak yaklaşık 150 yaşındaki bina, 1875-1880 yılları arasında Takfor isimli bir halı tüccarı tarafından konut olarak inşa ettirilmiş. Bina,  Osmanlı ve Batı mimarisi ile sentezlenen revaklı ve cumbalı- Neoklasik - tarzıyla dikkat çeken bir yapıdır. İzmir’in kurtuluşunun ardından sahibi tarafından terkedilen görkemli yapı, kente henüz girmiş olan Türk Ordusu tarafından karargâh olarak kullanılmıştır.  Cumhuriyet’in iktisadi temellerinin atıldığı  İzmir İktisat Kongresi sırasında Mustafa Kemal Atatürk çalışmalarını burada yürütmüştür. Bina, bir süre  - Naim Palas - otel olarak hizmet vermiş hatta Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü,  1926 yılında bu otelde konaklamışlardır. Bina, aynı yıl belediye tarafından satın alınmış ve Mustafa Kemal Atatürk’e hediye edilmiştir.

Atatürk Müzesi’nin kuruluş öyküsü ise Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünden iki sene sonra başlıyor. Yapı, müze yapılmak üzere 1940 yılında bizzat İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından satın alınmış,  11 Eylül 1941 tarihinde de müze olarak hizmete açılmıştır.

Giriş katı devasa zemini, resimler ile işlenmiş duvar içi şömineleri, Mustafa Kemal, İsmet İnönü ve arkadaşlarını savaş planları başında gösterir uygulamalar ile dikkat çekicidir. Bu katta odalar içinde Atatürk’ün yaşamı ve kariyeri ile ilgili görsel anlatımlar mevcut. İki tunç şövalye heykeli eşliğinde adımlamaya başlanan merdivenler ile ulaşılan 1. Katı ise bir yaşam alanı olarak dikkat çeker. Mustafa Kemal’in gündelik ve çalışma hayatına ait eşyalar ve objeler – kıyafetler ve yazı takımları izleyiciye sunulmaktadır.  Zengin bir ahşap mobilya koleksiyonu dönemin zevklerini yansıtan anlayışları izleyiciye sunar. Zeminde yer alan Isparta ve Uşak halıları yine değerli sanat eserleridir. Ayrıca 408 tane Fransızca (1840 -1913) aylık ansiklopedinin dizildiği kütüphanede, toplantı masasının etrafında 10 adet küçük boy maun sandalye yer alıyor. Sandalyelerin arkalıklarında çini plakalar üzerinde Shakespeare’in eserlerinden sahneler yer almaktadır. Çalışma odasında ise meşe kaplama çalışma masası ve onun üzerinde Atatürk’ün kullandığı yazı takımı yer almaktadır.

Tarihsel anlatılar ve değerli fotoğraflar bağlamında kurgulanmış iki özel yer olan İzmir ve Mustafa Kemal Atatürk’e ayrılmış “İzmir Odası” ile “İzmir İktisat Kongresi” isimli odalar, yine izleyicilerin dikkat ile takip edecekleri yerlerin başında gelmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Büyük Zafer’in 100. Yılına Doğru İstiklal Sergisi

Kültürpark’a hoş geldiniz. Bu tarihi alanın kendisi belki de Cumhuriyet’in ülküsü, devrimlerin, iktisadi gelişimin simgesi. Ayrıca kültür ve eğitimin… Erken dönemlerinde müzeleri, sergi salonları açık hava tiyatrosu, spor alanları ile genç  Cumhuriyet’in kültür politikalarını yansıttı. Genç kuşaklarının gelişimine katkı sağlaması hedeflendi.  Alanda kurulan Uluslararası Fuar ise unutulmaz. Kültürpark, kentin en göz alıcı yerlerinden biri… Alan şu an için kentin en göz alıcı sergi salonlarından birine ev sahipliği yapıyor. Fuarın meşhur Atlas Pavyonu,  uzun bir süredir ilgi çekici sergileri ile meraklıları ağırlıyor. Bu sergilerden bir tanesi,  Ulusal Kurtuluş Savaşı, Cumhuriyet yolundaki ilerleyişi anlatan değerli bir sergi: BÜYÜK ZAFER’İN 100. YILINA DOĞRU İSTİKLAL SERGİSİ. En baştan söylemek gerekir ki sergi, geniş bir arşiv çalışmasının bir de diğer yandan etkileyici bir tasarım çalışmasının ürünü. Girişte ziyaretçileri karşılayan konularına hakim, genç ve enerjik bir sergi rehberleri sergi konusuna hâkimiyetleri ve güler yüzleriyle sizler birlikte sergiyi gezmeye hazır. 

Büyük Zafer’in 100. Yılına Doğru İstiklal Sergisi, daha önce İstanbul ve Ankara’da da izleyiciler ile buluşmuş ilgi çekici bir sergi. Sergiye İzmir için,  İzmir’e özel kentin Milli Mücadele’deki yeri ve öneminin izleyicileri ile buluşturacak eklemeler yapıldı. Sergi bu eklemeler ile “şimdiye kadar ki en geniş haline” ulaştı.

Sergi tematik ve kronoloji bir akışa sahip. Milli Mücadele önce izleyicine sürecin tarihsel  arka planını sunuyor.  I. Dünya Savaşı öncesi imparatorluğun durumu; 19. Yüzyıl İzmir’in iktisadi, siyasi kültürel yapısı hakkında bilgiler sunuyor. Devamında Milli Mücadele’nin saygı ve hayranlık uyandıran öyküsüne giriyorsunuz. Neler bekliyor sizleri, geniş bir fotoğraf koleksiyonu ve aynı zamanda film koleksiyonu eşliğinde sergilenen silahlar, kılıçlar; farklı askeri teçhizat; kıyafetler. Örneğin dönemin gaz maskesi oldukça ilgi çekici.  Bununla birlikte gerçekten bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. Bu zaman yolculuğunda dönem basının da yer alan gazete ve dergilerin payı da yüksek. Gazete ve dergilerin orijinal nüshaları değerli bir obje olarak sergideki yerini alıyor. Sergi için sadece Türk arşivleri değil yabancı arşivlerden de çalışılmış. Fransız İşgal Kuvvetleri için bestelenmiş marşın notasyonu gibi dikkat çekici belgeler yine bu sergide sizleri bekliyor.  “Büyük Zafer’in 100. Yılına Doğru İstiklal” Sergisi, İzmir Kültürpark Atlas Pavyonu’nda 30 Ağustos 2021 - 9 Eylül 2022 tarihleri arasında Eylül ayı boyunca her gün 11:00-20:30 saatleri arasında ziyarete açık.

 

İktisat Kongresi Anıtı

Milli Mücadelenin yeni bir safhasının, iktisadi bağımsızlığının başladığı bir noktaya davet edelim sizi. İzmir İktisat Kongresi’ne ev sahipliği yapan mekâna baktığımızda bir müze ya da eski bir bina karşılamayacak sizi. Ne yazık ki bu kongrenin yapıldığı binanın Aram Hamparsumyan'a ait üzüm ve incir işletmesine ait olan depo binasının bulunduğu Hampartsumyan Hanı uzun zaman önce yıkıldı.  Ancak bu kongrenin anısını yaşatmak, İzmirlilere hatırlatmak için hanın bulunduğu Hisar Cami ve Gümrük arasında, 853 sokakta bulunan alanda, hatırayı yaşatmak İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 2001 yılında yapılan İktisat Kongresi Anıtı’nı görmek bu mekana verilen değeri göstermesi açısından önemlidir. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Konak Meydanı

Konak Meydanı çok uzun zamandır İzmir’in merkezi. Kamu binaları, alışveriş merkezleri bu meydan çevresinde yer almaktadır…  Efsanevi pazarı Kemeraltı’na girişi, tarihi yapılar…  Bu eski yapılardan bir tanesi de ikonik bir özelliği olan Hükümet Konağı… Binanın balkonu, Yüzbaşı Şerafettin’in, İzmir’de milli mücadelenin zafer bayrağını göndere çektiği yer.   Meydan, ayrıca yine milli mücadele için bir diğer önemli karakterin heykeline de ev sahipliği yapıyor. Gazeteci Hasan Tahsin Heykeli… Anıt bir diğer yandan İzmir’in ulusal mücadele kahramanlarını da saygıyla anıyor. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İzmir İsmet İnönü Anı Evi ve Kitaplığı

İzmir İsmet İnönü Anı Evi ve Kitaplığı Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Başbakanı, ikinci Cumhurbaşkanı, ulusal kahraman, Lozan Barış Antlaşması’nın mimarı İsmet İnönü, İzmir doğumlu ve çocukluğunun, gençliğinin bir dönemini, bir zamanların Sarı Hafız Mahallesi’nin, “Mekke Yokuşu” sokağında bulunan evde geçirdi. İşte bu tarihi bina ve bu binanın ev sahipliği yaptığı müze, Cumhuriyet ve İzmir rotasının bir diğer noktası. Müze, her şeyden önce İnönü’nün İzmir ile olan ilişkisini yansıtması açısından özel bir öneme sahip. Bina tarihi bir yapı. Ancak mütevazı bir yaşamın dönemsel olarak izlerini yansıtıyor. İki katlı binanın ilk, kısmı İnönü Odası.  Ünlü devlet adamının kariyerine ilişkin bir anlatı ile ziyaretçiyi karşılaşıyor. İkinci kat ise çoğunlukla kendisine ve eşi Mevhibe İnönü’ye ait özel eşyaların yer aldığı sunumlar yer alıyor. Burada yer alan odada ise Mustafa Kemal Atatürk ile İsmet İnönü’ye ait görsel materyal sergileniyor. Ziyaretçiler burada yine gazeteler ve dergiler görebilir. Aynı katta özellikle Alois Derso ve Emery Kelen’a ait İnönü çizimleri ilgi çekici ve tarihsel olarak önemli bir olayı farklı bir yöntemle belgelemesi açısından değerli.  Anı evine yapılacak bir ziyaret ayrıca kentin güzel ve tarihi bir mahallesine yapılacak bir gezi de…

İzmir İsmet İnönü Anı Evi ve Kitaplığı hafta içi 17.00’a kadar ziyaret edilebilir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İTK Uşakizade Köşkü

İTK Uşakizade Köşkü’ndeyiz… Uşakizade Köşkü, Uşakizade Sadık Bey tarafından 1860 yılında inşa edilmiş.  Cumhuriyet  tarihinin önemli olaylarına tanıklık etmiş yapı,  Kurtuluş Savaşımızın son Başkomutanlık Karargah Binası olma özelliğini taşır. Diğer yandan Mustafa Kemal Atatürk’ün kentteki ikametgâhlarından bir tanesi. Köşk, Atatürk ve Latife Hanım'ın nikahlarına da tanıklık ederken Atatürk'ün beş ayrı ziyaretinde hayatının doksan bir gününü geçirdiği ikametgahı olma özelliğini de taşıyor.  Diğer yandan Gazi Mustafa Kemal Atatürk Nikâhtan sonra, Latife Hanım’la evliliğin gerçekleştiği mekan. Nikah; günümüz medeni nikâhının öncülüğünü yapmıştır. Nikâhtan sonra, Latife Hanım’la Batı Anadolu’ya gezi yapan Gazi, Latife Hanım’ı Türk halkı ile tanıştırmıştır. Mustafa kemal Atatürk pek çok özel ismi burada ağırlamış Halide Edip, Falih Rıfkı Atay gibi. 

 

 

Uşakizade Köşkü, İzmir Özel Türk Koleji Kurucusu Bahattin Tatış tarafından 1951 yılında Latife Hanımdan kiralanmış ve 1991 yılına kadar eğitim amaçlı kullanılmıştır. 1979 yılında İzmir Özel Türk Kolejinin mülkiyetine geçen köşke Tatış Ailesi tarafından restorasyon yapılması kararı verilmiştir.  Restorasyonu 1998 yılında Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından başlatılan Uşakizade Köşkü; 15 Haziran 2001 de dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in de katıldığı törenle açılmıştır. Köşk, 2003 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesinin Esaslı Onarım Ödülü'nü almıştır.

 

Köşk  aslına uygun eşyalarla düzenlenmiş. Bina ise köşk mimarisinin  ayrıntılarını ziyaretçileri ile paylaşıyor. Duvarlarda asılı fotoğrafların yanı sıra Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyet ile ilgili geniş bir kitap koleksiyonu da mevcut. Bununla birlikte süreli sergiler de düzenleniyor. Halihazırda Oğuz Tatış’a ait yüzden fazla parçadan oluşan, Türkiye’nin farklı coğrafyalarından derlenen bir gümüş takı sergisi de izlenebilir.

 

Köşk,  ziyaretçilerine, yaş gruplarına özel tur anlatımları imkanı sunmaktadır.

Lokasyonlar