"Edebiyatın söz söylemedeki ısrarı, insan özgürlüğüne dair ısrardır..." Burhan Sönmez ile Röportaj

2021 yılında Pen International (Uluslararası Pen Kulübü)'nün başkanı seçilen, son romanı "Taş ve Gölge" İletişim Yayınları tarafından yayınlanan, romanları kırk iki dile çevrilen ve pek çok ödül alan Yazar Burhan Sönmez ile bir röportaj gerçekleştirdik.

Anıl YILDIZ 16 Ocak 2023

Burhan Sönmez Röportajı – İzmir.Art

 

İzmir.Art: Kişisel olarak edebiyatı bir özgürleşme alanı olarak görüyorum. Siz edebiyatı nasıl algılıyor ve yaşıyorsunuz? Edebiyat, özgürlüğe dair bize ne söyler?

Burhan Sönmez: Edebiyatın kendisi bir özgürlük edimidir. Genel anlamda bütün sanat için söyleyebiliriz bunu. Yeni bir form yaratmak, yeni bir sözcük dizimi oluşturmak, gerçekliğe dair yeni bir ses çıkarmak, özgürlük olarak mümkündür. Sanatın bu ruhunun yanı sıra, edebiyat eserinin içeriğinin özgürlükle, daha doğrusu iyi ve doğru gibi erdemlerle bağı ise ayrı bir düzlemdir. O düzlemin yok olduğunu düşünelim, kimsenin bir şey yazıp söylemediği bir zamanda sanat yok olacaksa, özgürlük de varlığını ve anlamını yitirecektir. Edebiyatın söz söylemedeki ısrarı, insan özgürlüğüne dair ısrardır.

İzmir.Art: 2009’da yayımlanan “Kuzey” adlı ilk romanınızdan itibaren eserleriniz Türkiyeli okurlar tarafından ilgiyle takip edilmeye başlandı. Okurlarınız ile olan diyalogunuzu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Burhan Sönmez: Okurla diyalog, yazarın değil eserin işlevidir. Biliyorsunuz, yirminci yüzyıl, yazarın ölümünü ilan etmesiyle ünlendi. Eser açığa çıktıktan sonra, yazar, eser ile okur arasında yok hükmünde sayılır oldu. Burada, benim kendime sormak istediğim soru, nasıl bir okur olduğumdur. Farklı türde kitaplar okuyan, hayatın farklı yanları arasında bağlar kurmaya çalışan biri olarak, her okurun böyle olduğunu varsayıyorum. Yazar bir okur olarak nerededir? Bunu düşünürken, her okurun da okuma eylemi sırasında kendi yorumuyla bir yazara dönüşme anını hayal ediyorum.

Kuzey

İzmir.Art: 2021 yılında Uluslararası PEN başkanı seçildiniz. Dünya’nın pek çok yerindeki yazarlar ve yazar örgütleriyle temas halindesiniz. Sizin için nasıl bir deneyim oluyor bu süreç?

Burhan Sönmez: Uluslararası PEN, dünya yazarlarının iki amaç etrafında bir araya geldiği bir yapı; edebiyatı desteklemek ve ifade özgürlüğünü savunmak temel işimiz. Özellikle ifade özgürlüğü konusu, bütün dünyada yazarların boğuştuğu ve Türkiye’den Hindistan’a, Kenya’dan İtalya’ya her yerde yaşanan bir sorun. Uluslararası PEN yüz yıllık bir örgüt ve maalesef uğraştığımız bu sorunlar hiç azalmıyor. Beni mutlu ve umutlu kılan şey, edebiyatın özgürleştirici niteliğinin yanı sıra, edebiyatçıların, ki buna çevirmenler, yayıncılar, okurlar da dahildir, sözün özgürlüğü konusundaki kararlı duruşlarıdır.

İzmir.Art: Edebiyat ve felsefe arasındaki ilişkiyi nasıl değerlendirirsiniz? Bu etkileşime denk geldiğiniz, son dönemde okuyup beğendiğiniz romanlar var mı?

Burhan Sönmez: Edebi eserler, özellikle roman, giderek daha çok soğurucu, yani diğer alanları içine çeken bir gücü açığa çıkardı. Romanlar artık bütün sesleri, felsefenin, psikolojinin, tarihin, siyasetin sesleri dahil, sahiplenen ve dönüştüren bir dille gelişiyor. Bunun için liste yaparsak, sonu yok, Dostoyevski’den Orhan Pamuk’a, Olga Tokarchuk’tan Gospodinov’a geniş bir ağ görürüz.

İzmir.Art: Yazmanın nasıl bir gücü var sizce? Yazı yazmak sizi nasıl şekillendirdi? Bu minvalde kitapların dünyamızı güzelleştirme gücü nedir?

Burhan Sönmez: Yazmanın herkes için farklı bir etkisi var sanırım. Kimisi, bir tür bilgi paylaşımı isteğiyle yazar, kimisi duygu paylaşımı için. Sanırım yazdıkça insan her yazıda dünyaya değil de kendisine ayna tuttuğunu, başkalarının değil yalnızca kendisinin fark ettiği yanlarını tanıdığını da anlıyor. Bu açıdan yazmayı, yazarın kendiyle yüzleşmesi olarak görenler pek de haksız sayılmaz. Kitaplar dünyamızı bir gül ne kadar güzelleştirirse o kadar güzelleştirir. Uzaktan bakarsanız, güzeli görürsünüz, ama onu çoğaltmak için sizin bağban olmanız, gülü düşünmeniz, ondaki güzelliği çoğaltmanız, başkalarıyla paylaşmanız gerekir.

Taş ve Gölge
Taş ve Gölge, 2021

İzmir.Art: Günümüzdeki sosyal, ekonomik, politik sorunlara baktığımızda yazarın sorumluluğu nedir?

Burhan Sönmez: Yazarın sorumluluğu bize güzel kitaplar vermesidir. Bu beklenti, onun yazarlığına içkindir. Bunun dışında yazardan bir aydın olarak tavır almasını beklemek ise onun yazarlığının zorunlu bir sonucu değildir. Bu yazarın bireysel etik, politik tercihidir. Ben sosyal kaygılarla aktif tavırlar alıyorsam bu benim kendime çizdiğim yoldur, her yazarın benim gibi yapmasını şart koşmam, yalnızca kendi pratiğimle, yaptıklarımla bir yol gösterebilirim. Dileyen o yoldan gider, dileyen başka yollar çizer. Ben evde roman yazarken, yalnızca kendi sesimi duymaya çalışırım, ama dışarı çıkıp hayata karıştığımda başkalarının sesleriyle ortak şeyler yapmaya, orada başka bir tempoya dahil olmaya gayret ederim.

Röportaj: Anıl Yıldız

 

 Özgeçmiş

Kürt yazar Burhan Sönmez PEN International'ın... | Rudaw.net

Burhan Sönmez, Türkiye'den bir romancıdır. 2021'de Yüzüncü Yıl Kongresi'nde seçilen PEN International'ın Başkanıdır.

Türkiye'nin orta kesimlerinde küçük bir köyde doğdu, Kürtçe'nin damgalandığı ve eğitimde resmen yasaklandığı bir dönemde Kürtçe konuşarak büyüdü, ardından okulda kendisine Türkçe öğretildi. 1980 askeri darbesini takip eden yıllarda hukuk okumak için İstanbul'a taşındı. Demokrasi faaliyetleri nedeniyle üniversiteden uzaklaştırıldı ancak yedi yıl sonra mezun olmayı başardı ve İstanbul'da avukat olarak çalıştı. İnsan Hakları Derneği'ne katıldı ve Toplumsal Araştırmalar Kültür Sanat Vakfı TAKSAV'ı kurdu . Polis güçleri tarafından saldırıya uğrayıp yaralandıktan sonra İngiltere'ye sürgüne gitti ve burada Londra'daki Freedom from Torture Center'ın yardımıyla uzun süreli tedavi gördü.
Beş romanın yazarıdır. Kuzey (Kuzey, 2009), Günahlar ve Masumlar (Masumlar , 2011), İstanbul İstanbul (2015), Labirent ( Labirent , 2018), Taş ve Gölge ( Taş ve Gölge )  2021).

Romanları kırk iki dile çevrildi.

İngiltere'de EBRD Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü (2018). ABD'de Vaclav Havel Vakfı'nın “Huzuru Rahatsız Etmek” ödülünü aldı (2017). Türkiye'de Sedat Simavi Edebiyat Ödülü'nü (2011) ve İzmir St. Joseph En İyi Roman Ödülü'nü (2011) kazandı. BUYAZ En İyi Öykü Onur Ödülü'nü (2015) aldı.  William Blake'in Cennet ve Cehennemin Evliliği
adlı şiir kitabını Türkçeye çevirdi. The Guardian, Der Spiegel, La Repubblica gibi çeşitli gazeteler için yazmıştır . 2014 Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü ve 2020 Cenevre Uluslararası Film Festivali jüri üyeliği yaptı. ODTÜ'de Edebiyat ve Roman dersleri verdi. İstanbul ve Cambridge arasında yaşıyor.

 

 

 

Fotoğraflar
Videolar