Haftanın Dinleme Listesi - 27

İzmir'den Sesler

Bora Yücel 19 Ocak 2023

Haftanın Dinleme Listesi - 27

İzmir'den Sesler


Müzikseverlere merhaba.

İzmir.Art bünyesinde Haftanın Dinleme Listesi ile müzik dünyasının farklı kulvarlarından örneklerle yolculuğumuza devam ediyoruz.

Bu hafta İzmir.Art'ın adına ve temel motivasyonlarına uygun bir liste ile beraberiz. Tamamı İzmir çıkışlı olan bazı grupların ve müzisyenlerin parçalarına göz atacağız.

12 parçadan oluşan bu seçkinin ilk yarısı, yeni çıkış yapan isimlere ve onların yeni çıkan parçalarına ayrıldı. Öncelikle ilk 6 parçada dinleyeceğimiz müzisyenlerden kısaca bahsetmek isterim.

 

-La Dee Eda (Eda Köyağasıoğlu) İzmirli bir müzisyen ve müzik öğretmeni. Güzel sesi ve piyanoya olan hakimiyeti ile ön plana çıkıyor. 2015 yılında Black Bird isimli parçayla beraber bestelerini dinleyicilerle paylaşmaya başladı. Eda, “Fırtına” isimli son teklisini geçen yıl paylaştı. Kişisel favorim olan “Beni Al Geri Verme” (2020) listemizin açılış parçası.

-Palmiyeler, son zamanların popüler gruplarından. Artık aktif olmayan ancak 2000'lerin başlarından itibaren yerel sahneyi takip edenlerin iyi bildiği İzmir çıkışlı punk grubu Kilink'in kurucu elemanları olan Mertcan Mertbilek ve Tarık Töre tarafından 2015 yılında başlatılan bir proje Palmiyeler. Ağırlıklı olarak Surf ve Post-Punk türlerinde gezinen bu grubun çok keyifli parçaları var. Son teklileri “Ne Kadar Sevsen De” listemizde mecvut.

-Salih Bora Durmaz; 9 Eylül Üniversitesi Müzikoloji Bölümü mezunu, Urla'da yaşayan genç bir müzisyen. Şu ana kadar dinleyicilerle paylaştığı ilk tekli olan “Sakın Kanma Onlara” akılda kalıcı bir prodüksiyon ve bence Salih Bora'nın potansiyelini ortaya koyar nitelikte.

-İzmirli müzisyenler Doruk Ordu ve İlkay Sarpay kuruculuğunda müzik hayatına başlayan “Prenslerin Öcü”, bu sıralar kendinden bahsettiren kaliteli projelerden biri. Sahne şovları ve parodilerle, ironik şarkı sözleriyle Rock müziğin savunuculuğunu üstlenen grubun son teklisi “Seni Yok Edeceğim” listemizde yerini aldı. (Yeri gelmişken söyleyelim, grup üyeleriyle keyifli bir sohbet gerçekleştirdiğimiz podcast bölümünü bu link'ten dinleyebilirsiniz: https://www.izmir.art/tr/kulak-misafiri-prenslerin-ocu-toplumsal-gercekci-rock )

-Urlalı dört genç müzisyenden oluşan Alternatif Rock grubu Hergele, 2021 yılında çıkan “Yandım Yine” ile müzik piyasasına giriş yaptı. Sonrasında gelen “İyi Uykular” isimli tekli ile taviz vermeden yapmak istedikleri tarzı net şekilde ortaya koydular. Geçtiğimiz hafta çıkardıkları taze tekli “Tutsak” ise bence şimdiye kadar yaptıkları en başarılı çalışma olmuş. Türk Rock sound'unu seven dinleyicilerin yakın takibe alması gereken bir grup.

-Korhan Pehlivan, 9 Eylül Üniversitesi Opera öğrencisi, Urlalı genç bir müzisyen arkadaşım. Kendine has besteleriyle genelde Alternatif Rock kulvarında dolaşıyor. Bundan birkaç ay önce “Zehir” isimli ilk çalışmasını paylaştı. Özgün haliyle aslında daha yumuşak tonlar içeren ve akustik bir parça olan Zehir, prodüksiyon masasında epey bir evrim geçirdikten sonra kısmen daha sert ve hareketli bir tekliye dönüştü. Parçanın köprü kısmında sözlere ben de katkıda bulundum.



 

Listenin ikinci yarısına geçtiğimizde ağırlıklı olarak 2000'lerin başlarında İzmir'den çıkmış olan alternatif isimlerden parçalara kulak veriyoruz. Sebebini tam olarak bilmiyorum ancak bahsi geçen dönem, ben de dahil olmak üzere İzmirli müzisyenlerin çok üretken olduğu bir dönemdi. Belki de, “Boş ver abi gitmeyelim – yorulmayalım – para vermeyelim, Spotify'dan Youtube'dan açar dinleriz!” gibi kalıpların ortaya çıkışından hemen önceki dönem olduğu için, yerel sahnede yapılan işler hem dinleyici hem müzisyen için daha “organik” bir anlamda değer buluyordu. Organik derken; sanatçının dinleyici desteğini “dinleme ve tıklanma rakamları” ile değil de, kurulan diyaloglarla – canlı etkileşimlerle ve gözle görülebilen tepkilerle ölçebildiği bir ortamdan bahsediyorum. Algoritmaların ya da trendlerin size önerdiği müzikler yerine, gerçekten bir arkadaşınızın sizi götürdüğü mekanda bir grubu ilk kez dinleyip beğenmenin organikliği yani...

Sanatçıların beste yaparken “Bu şarkı acaba tıklanır mı?” korkusundan kısmen bağımsız olarak hareket ettiği son dönemlerdi belki de. Sanırım böyle bir ortamda, yerel sahneleri - yerel grupları destekleme ve “konsere gitme” kültürünün güçlü oluşu, İzmir bazlı sanatçıların üretimlerine olumlu etkiler yapıyordu.

Bahsi geçen dönemden gelen ve bu listede yerini alan isimlerden biraz bahsedelim.

 

-Sarp Keskiner ve Kemal Begtaş, kentimizde müzik kültürünün gelişimi ve sürekliliği konusunda katkıları olan, amatörleri her zaman desteklemeye çaba gösteren iki isim. Uzun uzun anlatmaya gerek yok, küçük bir arama yapıp bu figürleri tanımak mümkün. Bu ikilinin, tür ayrımı yapmadan – yargılamadan, bütün müzik üretimlerine geniş bir açıyla temelde “ses” olarak bakmalarının dışında, spesifik olarak ilgilendikleri alanlar da var elbette. Keskiner bir blues ve funk sevdalısı. Begtaş deneysel, elektronik ve etnik tınılara meraklı. 2020'de birlikte kaydettikleri “Nobody Has No Time (To Listen To Music Completely)” adlı parçayı listede bulabilirsiniz.

-Smyrname... Adı “İzmir Mektubu” anlamına gelen grup, albüm görsellerine gevrek ve çekirdek illüstrasyonları koyacak kadar üst seviyelerde yaşıyor İzmir aşkını. 21.Peron'un kurucularından Andreas Wildermann'ın (klavyeler/vokal), Arzu Akçay (vokal) ve Ertan Elmalık (gitar, bas, programlama) ile birlikte Karşıyaka'da bir apartman dairesinde kaydettiği Progresif Rock projesi olarak başladı Smyrname. İlk albüm “Pay” 2006'da çıktı. Tanıtım eksikliğinden dolayı, ana akım grupların ve daha popüler işlerin kısmen gölgesinde kalmış olan bu albüm, gözlerden kaçan büyük bir cevher bence. Kesinlikle tavsiye ediyorum. Daha sonra 2010 yılında çıkan “Ses” albümünde gitarist ve söz yazarı olarak ben de bu grupla çalışma şansını buldum. Bu albümden “Sus” isimli parçayı, grubun tarzına dair güzel bir örnek olarak listeye almak istedim.

-Balina, iki İzmirli müzisyenin ortaklığından doğan bir grup. Gitarist Alican Öyke ve davulcu Burçin Esin'den oluşan iki kişilik “Balina” projesi, grubun adını taşıyan ilk albümleri ile 2013'te dinleyicilerle buluştu. Enstrümantal Progresif Rock diye tanımlayabileceğim Balina, zengin gitar cümleleri ve sürükleyici davul ritimleri ile herkese hitap etme kaygısı olmadan kendi tarzında devam eden bir grup. 2017'de çıkan “Kaybetmenin Mitolojisi” isimli EP'lerinden “Karaburun Swing” listemizde yerini aldı.

-Pislick Kedi, dinleyenlere gerçek anlamda katıksız Rock müzik sunuyor. 2018'de “Tekir'in Gözü” isimli tekli ile parçalarını paylaşmaya başlayan grubun sert ve sağlam bir sound'u var. Rock severler için ilaç niteliğinde. Son çıkardıkları tekli “Uzak”, ancak ben grupla ilk kez tanışanların daha çok keyif alacağını düşündüğüm “Her Şey Para” isimli parçayı aldım listeye.

-Bu listeye, 2000'lerin başlarında İzmir'deki yerel sahnelerde güçlü bir varlık ve ilerleme gösteren Punk türünü temsil eden bir grup almasam olmazdı. Kaygan Zemin ve Kilink ile birlikte, İzmir'de bu akımın bayrağını dalgalandıran kült gruplardan biri Düz Mantık. 2005'te ilk demolarını çıkaran ekip; punk ve grunge gitar kalıplarıyla, klasik punk ritimleriyle ve hayatın içinden basit sözlerle türün gerekliliklerini başarıyla yerine getiriyor. Grubun 2007 yılında çıkan “Evet” isimli albümünden “Kuşluk Vakti” adlı parçayı listede bulabilirsiniz. Düz Mantık uzun süredir tam olarak aktif değil, ancak 2020'de aniden ortaya çıkıp iki yeni parça kaydettikten sonra tekrar inzivaya çekildiler.

-Saint Kitten (Ezgi Köyağasıoğlu), müzikle hobi olarak ilgilenen, sevdiğim İzmirli müzisyenlerden biri. Evde elektronik alt yapılarla yaptığı bestelerin dışında, oyun müziklerini yeniden yorumladığı cover kayıtları da oldukça keyifli. Uzun süredir yeni bir kayıt paylaşmasa da, yukarıda kısaca bahsettiğim dönemlerde üretkenliğiyle ve yerel gruplara verdiği desteklerle bu listede yeri olduğunu düşündüm. Ezgi'nin “Erik” isimli parçasına bundan yedi yıl önce yaptığım remix ile, o zamanlara bir selam verip listeyi bitirelim.
 

İzmir'den çıkan yeni ve eski alternatif seslere, kendi gözümden baktığım bu içeriğin sonuna geldik. Bu yazının ve seçilen parçaların, bazı dinleyicilere keyifli bir nostalji hissi vermesinin ötesinde, genç İzmir.Art takipçilerine şehrimizden çıkan değişik seslere dair bir fikir vermesini dilerim.

 

-Bora Yücel (İzmir.Art)
 

Haftanın Dinleme Listesi serisinin önceki bölümleri için: https://www.izmir.art/tr/bloglar?category=konser 

Fotoğraflar
Videolar
Yazar Profili
Bora Yücel
Bora Yücel

35 İçerik

1987 İzmir doğumlu, besteci ve müzik prodüktörü. 6 yaşında piyano eğitimi ile müziğe giriş yaptı. 13 yaşında gitar çalmaya başladı, 16 yaşında ilk grubunu kurdu ve sahne hayatı ile tanıştı. İzmir’in bilinen punk gruplarından Kaygan Zemin ile çeşitli şehirlerde birçok konsere çıktı. Bu yıllarda grubuyla demo kayıtlar yaptı ve ses prodüksiyonuna yönelmeye başladı. Müzik hayatı boyunca Roxy Müzik Günleri, Boğaziçi Üniversitesi Battle of the Bands, Barışarock gibi organizasyon ve festivallerde sahne aldı. Smyrname isimli rock grubunun “Ses” albümünde söz yazarı ve gitarist olarak bulundu. “At Hırsızı” ve “Falso” isimli projelerde punk, rock ve elektronik türlerinde müzik prodüksiyonuna devam etti. İlhan Usmanbaş, Tolga Zafer Özdemir ve Selen Gülün gibi isimlerden eğitim aldığı İstanbul Bilgi Üniversitesi Müzik Bölümü’nü 2011 yılında bitirdikten sonra jingle ve podcast alanlarında çalıştı. Urla Belediye Konservatuarı’nda kurucu eğitmenlerden biri olarak 6 yıl boyunca gitar ve perküsyon üzerine eğitim verdi ve öğrencileriyle birlikte sahne çalışmaları yaptı. Şu an İzmir.art ekibinde podcast ve müzik içerikleri üretiyor.

Yazar Profil Sayfası