Tiyatro Sahnelerinin Hayatta Kalma Mücadelesi: SoFİ Raporu İletişim Krizi ve Dijital Bağımlılığı Gözler Önüne Seriyor

Sosyal Fayda İçin İletişim Derneği (SoFİ) tarafından hazırlanan "Tiyatro Sahnelerinin İletişim Alışkanlıkları" başlıklı bu kapsamlı rapor, Sivil Toplum İçin Destek Vakfı ve Türkiye Mozaik Foundation iş birliğiyle hayata geçirilen Kültür Sanat Fonu desteğiyle hazırlanmış. Eylül 2025 tarihli bu araştırma, bağımsız sahnelerin iletişim süreçlerine odaklanan ilk kapsamlı saha araştırmalarından biri olma özelliğini taşıyor.

2 Ekim 2025 Kaynak: https://www.sofi.org.tr/sahnelerin-iletisim-aliskanliklari

Sosyal Fayda İçin İletişim Derneği (SoFİ) tarafından hazırlanan "Tiyatro Sahnelerinin İletişim Alışkanlıkları" başlıklı bu kapsamlı rapor, Sivil Toplum İçin Destek Vakfı ve Türkiye Mozaik Foundation iş birliğiyle hayata geçirilen Kültür Sanat Fonu desteğiyle hazırlanmış. Raporun hazırlayıcıları Ayşegül Algan ve Mustafa Kara iken, grafik tasarımı Zeynep Algan üstlenmiş. Araştırmaya ek olarak, Doç. Dr. Canan Arslan, Dr. Zeynep Baykal, Prof. Dr. Semih Çelenk, kültür yöneticisi Emre Erbirer ve medya ve pazarlama iletişimi uzmanı Üstüngel İnanç gibi alanında uzman isimler farklı perspektifler sunan yazılarıyla katkıda bulunmuşlar. Eylül 2025 tarihli bu araştırma, bağımsız sahnelerin iletişim süreçlerine odaklanan ilk kapsamlı saha araştırmalarından biri olma özelliğini taşıyor.

Rapor, İstanbul'un kültürel dokusuna ruhunu katan bağımsız sahnelerin, yaratıcılıklarının ardında görünürlük ve sürdürülebilirliklerini doğrudan etkileyen zorlu bir iletişim cephesiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Bu ekosistem, büyük ölçüde sahne kurucularının ve ekiplerinin direnci, fedakârlığı ve tutkusu sayesinde ayakta kalıyor.

Stratejisizlik ve "El Yordamıyla" İletişim

Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri, bağımsız tiyatro sahnelerinin iletişim stratejisi konusundaki hazırlıksızlığıdır. Katılımcıların %75’i kapsamlı bir iletişim stratejisine sahip olmadığını beyan ediyor. Stratejisi olduğunu söyleyenlerin çoğu ise bu süreci uzun vadeli planlamadan ziyade, sezgisel yaklaşımlar, deneme yanılma yöntemleri veya dönemsel tanıtım faaliyetleri olarak tanımlıyor.

İletişim faaliyetleri, sahnelerin %82,4'ünde kurum içi kaynaklarla, yani doğrudan tiyatro ekibinin kendisi tarafından yönetiliyor. Ekonomik yetersizlik ve yetişmiş insan gücü eksikliği nedeniyle tiyatroculuk, yöneticilik, sosyal medya ve PR gibi işler sanatçıların üzerinde kalıyor. Bu durum, "İşletmecilik yapmaktan oyun çıkaramıyoruz, vakit kalmıyor" gibi yakınmalara yol açıyor.

Rapor, sahnelerin finansal olarak dağınık ve kırılgan bir yapıda olduğunu ortaya koyuyor. Sahnelerin %84,3’ü mevcut iletişim bütçelerinin ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kaldığını düşünüyor. Bütçe ihtiyacının en yoğun olduğu alan ise açık ara farkla dijital reklamlar (%44,1) olarak öne çıkıyor.

Instagram Hegemonyası ve Dijital Kırılganlık

Bağımsız sahnelerin seyirciyle iletişim kurarken en çok başvurduğu yöntem, dijital kanallar ve özellikle Instagram'dır. Sahnelerin %94,1'i bu platformu aktif olarak kullanıyor ve %67,2’si Instagram’ın ihtiyaçlarını karşıladığını ifade ediyor. Ancak bu memnuniyetin temel nedeni, Instagram'ın "verili durumda eldeki en iyi ve işlevsel alternatif" olmasıyla ilişkilendiriliyor.

Bu tek platforma olan yüksek bağımlılık, tiyatroları algoritmik değişiklikler karşısında oldukça kırılgan kılıyor. Katılımcılar, sosyal medya platformlarına getirilen erişim engellerinin veya algoritmaların, faaliyetlerini sekteye uğrattığını belirtiyor.

Diğer dijital kanallar ise atıl durumda kalmış. Sahnelerin neredeyse yarısı (%47,1) bir web sitesine sahip değil. Web sitesi olanların ise %22,2’si sitelerini uzun süredir güncellemiyor. E-bülten kullanımı ise sadece %14,7 düzeyinde kalıyor; katılımcılar bunun başlıca nedenleri arasında KVKK (Kişisel Verilerin Korunması Kanunu) kapsamındaki yasal prosedürler nedeniyle e-posta listesi oluşturmakta zorlanmayı gösteriyor.

Bilet Platformları: Avantajlar ve Veri Kaybı Riski

Bilet satış platformları (Biletinial, Tiyatrolar, Biletix, Bubilet), tiyatrolara erişimi kolaylaştırarak güvenli ve pratik bir satın alma hizmeti sunuyor. Ancak bu dijitalleşme süreci, tiyatro toplulukları açısından ciddi riskleri de beraberinde getiriyor. Tiyatroların en büyük şikâyeti, platformların seyirci ile aralarındaki doğrudan ilişki kurma imkânını ortadan kaldırması ve seyirci verilerine erişimi kaybetmeleri. Platformların topladığı bu büyük veri, piyasayı domine etme ve manipüle etme gücüne sahipken, "satacak oyun" baskısıyla sanatsal olanın baskı altına alınması riskini doğuruyor.

Katılımcıların %68,7’si bu platformların satış ihtiyaçlarını karşıladığını belirtirken, aynı platformların tanıtım desteğinden memnun olanların oranı yalnızca %31,3 ile sınırlı kalıyor. Tiyatrolar, ana sayfada yer almak veya öne çıkmak için yüksek reklam bedelleri talep edildiğini, "ünlü isimler" veya "çok takipçili" yapımların algoritmik olarak önceliklendirildiğini ve küçük sahnelerin geri planda bırakıldığını ifade ediyor.

İzmir Art: Bir Görünürlük Zemini Olarak İzmir Art

Bağımsız tiyatro sahnelerinin karşılaştığı temel sorunlar arasında, merkezî bir dijital platform eksikliği, görünürlük krizleri, reklam ve tanıtım için ayrılan bütçelerin yetersizliği ve kurumsal olmayan, kişisel çabalara dayalı iletişim stratejileri öne çıkmaktadır. İzmir Art, kentin kültür ve sanat üreticilerine ve mekânlarına bu yapısal kırılganlıklara karşı bir çözüm sunan, interaktif bir kültürel oluşum olarak tanımlanmaktadır.

Bu platform, sadece merkezî bölgeleri değil, tüm ilçeleri içine alan coğrafi kapsayıcılığa sahip bir kültür sanat ajandası ve rehberidir. Amacı, kentteki tüm kültür-sanat üreticileri ve mekânlarının sitede kendilerine alan yaratabilmesine imkân tanıyarak, herkesin kültür sanat vitrininde yer bulabilmesini sağlamaktır. İzmir Art, eşitlikçi ve demokratik bir platform olarak kültürel ve sanatsal üretimleri görünür ve bilinir kılmayı hedefler.

Platformun bu hedeflere ulaşmasındaki temel politikalarından biri, kentteki kültür ve sanat üretimlerinin sürekliliğinin sağlanmasına öncelik veren Akredite Üyelik sistemidir. İzmir’de faaliyet gösteren kişi veya kuruluşlara verilen bu üyelik sayesinde sanat üreticileri, özel yönetim panelleri aracılığıyla duyuru, etkinlik merkezi ve etkinlik girişlerini yaparak, İzmir Art web sitesi ve mobil uygulamasında ücretsiz olarak yayınlayabilirler.

Böylece, tiyatro, müzik, sergi, dans gibi çeşitli etkinliklerin yanı sıra, kültür ve sanat alanında yazılan makale, inceleme, eleştiri ve tanıtım videoları gibi içeriklerin yer alacağı bir yayın olarak kent gündeminde yer almayı amaçlar. İzmir Art, bağımsız sahnelerin özellikle sosyal medya platformlarına olan yüksek bağımlılığını azaltarak, görünürlük mücadelesine ve kültürel üretimlerin sürekliliğine destek olmayı hedefleyen dijital bir kültür sanat alanıdır.

Çözüm Yolları ve Kapasite Geliştirme İhtiyacı

Rapor, tiyatroların hayatta kalmak için kurumsal stratejiler yerine kişisel fedakârlık, yaratıcılık ve ısrar gibi insan faktörüne dayalı yöntemler geliştirdiğini vurguluyor. Sorunlarla başa çıkmak için geliştirilen yöntemlerin başında insan kaynağı yetersizliğini giderme ihtiyacı geliyor.

Politika yapıcılar ve yerel yönetimler için önerilen çözüm yolları arasında şunlar yer alıyor:

  • Kamusal Tanıtım Altyapısının Paylaşılması: Belediyelerin sahip olduğu billboard, dijital ekran ve toplu taşıma araçlarındaki reklam alanlarının, bağımsız tiyatroların kullanımına açılması.
  • Dolaylı Finansal Destek: Belediyelerin düzenli oyun satın alması ve mekân kiralarında sübvansiyon gibi dolaylı destek modellerinin uygulanması.
  • Yapısal Düzenlemeler: Bağış ve destekleri teşvik eden bir Sponsorluk Yasası hazırlanması ve vergi politikalarının (KDV indirimi) kültür odaklı olarak yeniden düzenlenmesi.

Bağımsız tiyatroların kendileri için ise, "el yordamıyla" hareket etmek yerine basit de olsa stratejik planlama yapma ve eldeki veriyi (data) okuma kapasitesini artırma gerekliliği öne çıkıyor. Eğitime ihtiyaç duyulan konular ise genellikle stratejik iletişim, seyirci geliştirme, dijital pazarlama ve veri okuryazarlığı gibi alanlarda yoğunlaşıyor.

Sonuç olarak rapor, bağımsız tiyatroların zorluklarının büyüklüğünü ortaya koyarken, bu zorlukları aşacak potansiyelin sektörün kendi içinde var olduğunu ve doğru destek mekanizmalarıyla buluşmasının kentin kültürel yaşamının zenginleşmesine olanak tanıyacağını belirtiyor.

Raporun Tamamını Okumak için: Tiyatro Sahnelerinin İletişim Alışkanlıkları Raporu 

Fotoğraflar