Mekânın Hafızası, Hafızanın Mekânı-Fabrika: Bir fabrikayı yeniden inşa etmek
Bergama Odeon Pergamon Kültür Sanat Alanı’nda 13 Kasım’a dek sürecek Mekânın Hafızası, Hafızanın Mekânı-Fabrika sergisi Sümerbank Bergama Tekstil Fabrikası’nı sayısız fotoğrafla, duygu ve hatıra yüklü kelimelerle, samimi tanıklıklarla kalplerimizde yine yeniden, yeniden inşa ediyor.
Mekânın Hafızası, Hafızanın Mekânı-Fabrika: Bir fabrikayı yeniden inşa etmek
Bergama Odeon Pergamon Kültür Sanat Alanı’nda 13 Kasım’a dek sürecek Mekânın Hafızası, Hafızanın Mekânı-Fabrika sergisi Sümerbank Bergama Tekstil Fabrikası’nı sayısız fotoğrafla, duygu ve hatıra yüklü kelimelerle, samimi tanıklıklarla kalplerimizde yine yeniden, yeniden inşa ediyor.
Onca fotoğraf, onca hayat. Vardiyalar, grev, kreş, konfeksiyon, poplinler, pamuk balyaları, lojmanlar. Tüm bunlardan oluşan bir evren, kendi başına apayrı bir kainat: Fabrika.
Bergama her adımınızda tarihi duyumsadığınız hatta dokunduğunuz bir yer. Hal böyle olunca özünde bir fabrika tarihi yer alan Mekânın Hafızası, Hafızanın Mekânı-Fabrika sergisinin tarih üzerine olmasını yadırgamıyorsunuz. Ancak bu tarih, Bergama’nın kent tarihiyle, fabrikadaki özellikle kadın emeğinin tarihiyle, bir üretim mekanı olarak fabrikanın kendisiyle birleşince sergi katman katman derinleşiyor. Fabrika emekçilerinin tanıklıkları, hatıraları, fotoğrafları; bir yandan bir kasabanın yavaş yavaş kentleşmesi iç içe geçiyor. Çoğunlukla kadın emekçilerden müteşekkil fabrika çalışanlarının ev işleri – iş yeri zorlukları dengesine dair yaşadıkları tüm güçlükler üzerine anlattıkları ilmek ilmek bir tarihi örüyor. Fabrikayı, Bergama’yı; hafızayı ve mekanı tek bir potada eritiyor.
Sarı Denizaltı Sanat İnisiyatifi’nin yeni projesi olan sergi üç kısımdan müteşekkil: Mekânın Hafızası, Hafızanın Mekânı ve Bir Gelecek Tahayyülü Olarak Fabrika.
Mekânın Hafızası, tüm Sümerbank fabrikalarının Türkiye genelindeki sanayileşmeye ve toplumsal dönüşüme olan etkisinin Bergama’daki yansımalarına bakıyor. Fabrikanın kuruluşundan itibaren özelleştirme politikaları sonucunda kapatıldığı dönemi kapsayarak günümüze kadar devam eden süreç kurumsal ve kişisel, yazılı ve görsel arşivlerden yararlanarak oluşturulan kronolojik bir anlatı olarak yer alırken; toplumsal hafızanın inşa edilmesinde etkili olan, geçmişle günümüz arasında bağ kuran kültürel belleğin fotoğraftaki temsillerine de yer veriliyor. Hafızanın Mekânı, fabrika emekçilerinin portrelerinden, hatıra fotoğraflarından ve fabrikaya ilişkin hafıza kayıtlarından yola çıkarak fabrikanın dününe ve bugününe ilişkin sözel ve görsel anlatıları bütünleştiriyor. Bu bölümde ayrıca 2019 yılında açılan ve 3 yıl içinde 1900 kişiye ulaşan “Sümerbank Bergama Tekstil Fabrikası” adlı Facebook grubu aracılığıyla arşivlenen fabrikanın görsel hafızasıyla, 122 kelimeden oluşan bir fabrika sözlüğünün yan yana geldiği bir etkileşim alanı yer alıyor. Bu kısımda ayrıca fabrikada kadın işçi olmayı, kadının ikinci vardiyasını anlatan İkinci Vardiya: Bir Başkası Yapmış Gibi ve işçi emeğini merkezine alan üst üste ses kurgusu yöntemiyle oluşturulmuş Böyle Şeyler De Yaşadık İşte adlı video çalışmaları da bulunuyor. Bir Gelecek Tahayyülü Olarak Fabrika, 2022 Nisan ve Mayıs aylarında Gazhane Çevre Gönüllüleri’nin desteği ve Rastminus Tasarım Kolektifi’nin katılımıyla hazırlanan “Bir Gelecek Tahayyülü Olarak Endüstriyel Miras” tasarım atölyeleri sonunda Rastminus Tasarım Kolektifi’nden Alper Aksu, Alp Emre Çelik, İzzet İlgün, Selin Tutku Aslan, İldem Dinar ve Şeyma Bıyık’ın, mimar Fatih Kurunaz’ın danışmanlığında, Bergama Tekstil Fabrikası’nın geleceğine ilişkin fikirler geliştirerek ürettikleri iki mimari tasarım projesini içeriyor[1].
Adım adım fabrika tarihi
Sergiyi ve fabrikanın Türkiye Ekonomisi için önemini daha net kavramamız için Bergama Tekstil Fabrikası’nın tarihine yakından bakmamız şart: 1925 yılında Sanayi ve Maadin Bankası kurulur, 1933’te Sanayi ve Maadin Bankası kapatılır, yerine Devlet Sanayi Ofisi ve Türkiye Sanayi Bankası kurulur. Aynı yıl Sümerbank kurulur (3 Haziran 1933 tarih ve 2262 sayılı Sümerbank Kanunu olarak bilinen kanuna istinaden kuruluşu 11 Temmuz 1933’te gerçekleşir). 1935’te Sümerbank’ın ilk büyük fabrikası olan Kayseri Bez Fabrikası kurulur (16 Eylül 1935). Kayseri Bez Fabrikası’nı ülkenin farklı yerlerinde açılarak bir sanayi ağı oluşturacak olan diğer Sümerbank fabrikaları izler.
1954’te Bergama Pamuk İpliği ve Dokuma Fabrikası T.A.Ş. (Sümerbank Bergama Tekstil Fabrikası) kurulur (Bergama’nın bir tarım kasabası kimliğinden kentli kimliğine geçişinde; halkının ekonomik, sosyal ve kültürel dönüşümünde katkıları yadsınamayacak olan Bergama Pamuk İpliği ve Dokuma Fabrikası, kasabanın henüz nüfus yoğunluğunun oluşmadığı Şeytankırı mevkiinde inşa edil[ir][2]). 1955 yılında fabrikanın ana giriş kapısı ve kantin binası inşa edilir, 1956’da fabrikanın ana binasının inşaatına başlanır; 1957’de 400 işçi kapasiteli olarak planlanan fabrikanın ilk işçisi Bergama doğumlu Adem Yaşar 1 Ekim 1957’de işe alınır, fabrikanın ilk müdürü Celal Enkavi 14 Haziran 1957’de göreve başlar. Fabrikanın sermayesi 1958’de 21 milyon TL’ye yükseltilir. Fabrikanın kalifiye insan kaynağı ihtiyacı ilk aşamada Konya’daki Sümerbank Ereğli Bez Fabrikası’ndan getirilen ustalar Ali Çetin, Hüseyin Avkaya, Mehmet Dilbaz ve Rıfat Özgüzel ile karşılanır.
17 Mayıs 1960 tarihinde Sümerbank Bergama Tekstil Fabrikası, dönemin Başbakanı Adnan Menderes tarafından açılır. Aynı yıl Sümerbank Bergama Satış Mağazası, İstiklal Meydanı’na çıkan Eski Elektrik Fabrikası Caddesi’nde açılır; mağaza 10 yıl kadar sonra Bankalar Caddesi, Karadut mevkiindeki Mankalyalı Apartmanı’na, daha sonra ise Cumhuriyet Meydanı’na çıkan Galenos Caddesi’ndeki nihai yerine taşınır. Fabrikanın sermayesi 1961’de 35 milyon TL’ye yükseltilir. Fabrika için yeni yatırımlar yapılarak dokuma ünitesinin kapasitesi arttırılır (1962). 1966’da fabrikanın Türkiye ekonomisine katkısı 13,2 milyon TL’ye yükselir.
Fabrikadaki kadın işçi sayısının artması üzerine çocukların kreşten yararlanma yaşının üst sınırı 1’den 7’ye yükseltilir (1983). 1985’te Bergama Tekstil Fabrikası’nda çalışan işçi sayısı 1134 olurken fabrikada çalışan memur sayısı 62’dir. Bu yıl büküm dairesindeki makineler yenilenir. 1986 yılında konfeksiyon bölümüne 30’a yakın Juki marka dikiş makinesi alınır.
11 Eylül 1987’de Sümerbank’ın özelleştirilmesi süreci başlar; Sümerbank, Sümerbank Holding A.Ş. olarak yeniden yapılandırılır. 1993’te Sümerbank Holding A.Ş., Sümer Holding A.Ş. ve Sümerbank A.Ş. olarak ikiye bölünür; yeniden yapılandırma kapsamına alınarak modernizasyon ve rasyonalizasyon tedbirlerinin uygulanması yoluyla özelleştirme sürecine alınan Bergama Tekstil Fabrikası’nın işçi sayısı 800’e, memur sayısı 6’ya düşürülür. 56 kişi ise sözleşmeli personel olarak çalışmaktadır. 1994’te Cumhuriyet Meydanı, Galenos Caddesi’ndeki Sümerbank Bergama Satış Mağazası özelleştirme kapsamında mağazanın son müdürü Mahmut Altınsoy’a satılır. 1997 yılında Ege Bölgesi Sanayi Odası tarafından Bergama Pamuk İpliği ve Dokuma San. T.A.Ş.’ye “1996 Yılı Kamu Kesiminde En Yüksek Üretim VII. Derece Ödülü” verilir.
2000’de özelleştirme sürecindeki Bergama Tekstil Fabrikası’nın zararı 4 trilyon 444 milyar TL olarak duyurulur. 29 Haziran 2001 tarihinde fabrikada yapılan son işe alımda İbrahim Dönmez 4102. ve son işçi olarak işe alınır. 2004’te Bergama Pamuk İpliği ve Dokuma Sanayi T.A.Ş. talep olmadığı için satılamayınca Özelleştirme Yüksek Kurulu / Özelleştirme İdare Başkanlığı’nın kararı doğrultusunda kapatılır (6 Ekim 2004).
2005 yılında ise fabrika Bergama Belediye Başkanlığı’na devredilir. Seferihisar merkezli deprem sonrasında hasarlı hale gelen Bergama Lisesi öğrencileri, basit onarımla okula dönüştürülen fabrikanın idari binasında eğitime başlar. 2006’da fabrikanın üretim alanı özel bir tekstil fabrikasına kiraya verilir. Kısa süre sonra firma zarar edince üretim yeniden durur, fabrika bir kez daha kapanır. Çok sayıda işçi, alacaklarını tahsil edemeden işsiz kalır (2008).
2010’da Tekstil Fabrikası’nın içindeki kreş binası Bergama Belediyesi yönetimi ve İzmir Kalkınma Ajansı’nın ortak çalışmasıyla Türkiye’nin ilk oyuncak kütüphanesine dönüştürülür. 2011 yılında fabrikanın bazı üretim araçları ileride kurulabilecek bir sanayi müzesinde sergilenmek üzere depolara kaldırılırken geriye kalan ve ekonomik ömrünü doldurmuş atıl durumdaki makineler Bergama Belediyesi tarafından ihaleyle satışa çıkarılır. Satıştan elde edilen gelir ile fabrikanın idari binası ve lojmanları onarılır; okul ve öğrenci yurdu olarak düzenlenir. Bu süreçte idari bina ile üretim alanı arasındaki orijinal yapının geçiş alanı yıkılır. 19 Nisan 2012 tarihinde Bergama Belediyesi ile Dokuz Eylül Üniversitesi arasında yapılan bir protokol ile idari bina ve yurt binası Dokuz Eylül Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu olarak kullanılmaya başlanır. 2017’de fabrika içindeki iki depo alanı Danimarka menşeli rüzgar enerji santrali üreticisi LM Wind Power’a kiralanır; Dokuz Eylül Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu yönetimi, fabrikanın 60 yıllık ana giriş yapısını (nizamiye) yıkarak yeni bir giriş düzenlemesi yapar.
2019’da Bergama Belediyesi fabrika yapılarının endüstriyel kültür mirası olarak tescillenmesi için İzmir 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’na başvuruda bulunur. 2020’de belediye yönetimi fabrika arazisinin bulunduğu parseli ikiye bölme kararı alır; 24 Temmuz 2020 tarihinde İzmir 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, Bergama Belediyesi yönetiminin başvurusunu karara bağlayarak Sümerbank Bergama Tekstil Fabrikası Yerleşkesi’nde yer alan ana fabrika binası, idari bina, sosyal tesis (3 yapı), 6 adet lojman ve 8 adet atölye yapısını 13104 sayılı kararıyla taşınmaz kültür varlığı olarak tesciller[3].
“Hayatımın en kötü anı”
13 Kasım’a dek sürecek sergi kapsamında 22 Ekim’de Serhan Ada, Fatih Kurunaz ve Yaşagül Ekinci’nin yer aldığı “Endüstriyel Miras ve Kent”; Eda Yiğit, Seda Naniç Zeybek ve Maya Arıkanlı Özdemir’in yer aldığı “Emeğin Miras Hakkı ve Hafıza” panelleri gerçekleşti. ‘Bir Hatırlama ve Paylaşma Yürüyüşü: Fabrika Çevresinde’; fabrika emekçilerinin izleyicilerle buluşacağı ‘Yaşayan Kitap’ etkinlikleri ile Gülden Ataman ve Nazlı Tecimer’in fabrika çeperindeki performansları da serginin farklı disiplinlerle birleşmesini sağlıyor. Proje kapsamında Günseli Baki ve Yücel Tunca tarafından hazırlanan araştırma kitabı Fabrika okuyucularla buluşurken fabrikanın görsel arşivini, sözlü tarih kayıtlarını ve proje içeriğini kapsayan www.fabrikabergama.com web sitesi de 30 Kasım’da yayınlanacak[4].
“Fabrika kapandığında bir yanımın yok olduğunu hissettim. Hayatımın en kötü anı.” diyor fabrikanın Ticaret Bölümü Ambarlar Servisinde ustabaşı olarak çalışan [1978-2002, 24 yıl 3 ay 1 gün] Akil Güleç… Bir fabrikaya dair aidiyeti, bir mekana ait hissiyatı anlatan belki de en güzel, en yüklü kelimeler. Mekânın Hafızası, Hafızanın Mekânı-Fabrika sergisi işte o fabrikayı fotoğraflarla, kelimelerle, hatıralarla, tanıklıklarla kalplerimizde yine yeniden, yeniden inşa ediyor.
[1] https://www.saridenizalti.com/fabrika2022
[2] Fabrika, Günseli Baki, Yücel Tunca, s.19
[3] Bilgiler, sergide yer alan yazılardan temin edilmiştir.
[4] https://www.saridenizalti.com/fabrika2022