Mekânın Hafızası: Arkas Sanat Göztepe
Mekânın Hafızası, kentin sanat galerilerini ve bu mekânların kent belleğindeki yerini görünür kılmayı amaçlıyor. Bu sayıda, Arkas Sanat’ın İzmir’deki altıncı sanat merkezi olarak ziyarete açılan Arkas Sanat Göztepe mercek altına alınıyor. Arkas Holding’in yürüttüğü incelikli restorasyon süreci sonucunda bir sanat merkezine dönüştürülen Ayşe & Seniha Mayda Köşkü’nde, Arkas Koleksiyonu’ndan derlenen Türk resim seçkisi yer alıyor.
Bir sanat galerisini ziyaret etmeye başladığımız andan itibaren, yeni bir deneyim yaşamaya başlarız. Bu deneyim, zihni dinlendirirken bizi gündelik yaşamın koşuşturmasından uzaklaştıran bir etkiye sahiptir. Görmek istediğimiz eserlere doğru adım adım ilerlerken, duvarlardaki boyanın, çerçeveleri tutan askılığın ya da spot ışıklarının farkına bile varmayabiliriz. Oysa eser ve mekânın atmosferi, birbirini tamamlayarak bizi karşılar… Mekânın Hafızası, sanat galerilerinin belleğini, özelliklerini ve sanatsal kimliğini ortaya koymayı amaçlarken; İzmir gibi kültürel çeşitliliği yüksek bir şehirde, sanat galerilerini belgeleyerek kent belleğine katkı sunmayı ve uzun vadede arşiv niteliği taşıyan bir kaynak oluşturmayı hedefliyor. İzmir’deki sanat mekânlarının ve galerilerinin tarihine uzanan bu yazı dizisi, sanat eserlerinin sergilenme alanlarını daha yakından tanıma fırsatı sunuyor.

Bu sayıda, Arkas Sanat’ın İzmir’deki altıncı sanat merkezi olarak ziyarete açılan Arkas Sanat Göztepe mercek altına alınıyor. Arkas Holding’in yürüttüğü incelikli restorasyon süreci sonucunda bir sanat merkezine dönüştürülen Ayşe & Seniha Mayda Köşkü’nde, Arkas Koleksiyonu’ndan derlenen Türk resim seçkisi yer alıyor. Arkas Sanat Göztepe’deki koleksiyon, Arkas Koleksiyonu’ndan geç Osmanlı döneminden 20. yüzyılın ikinci yarısına uzanan bir seçkiyi sanatseverlerle buluşturuyor. Hoca Ali Rıza, Halil Paşa, Nazmi Ziya, İbrahim Çallı ve Şevket Dağ gibi sanat tarihinin önde gelen isimlerinin eserlerinin yanı sıra, Nejad Devrim, Eren Eyüboğlu, Nurullah Berk, Nuri İyem ve Burhan Doğançay gibi önde gelen modernistlerin eserleri de koleksiyonda yer alıyor. İki yüzü aşkın eserle Arkas Koleksiyonu’ndaki Türk ressamların eserleri ilk kez bu kadar kapsamlı bir şekilde inceleniyor. Arkas Sanat Göztepe’nin kuruluş öyküsünü, üretim süreçlerini ve yapının İzmir’in kültürel yaşamına, kent belleğine katkılarını kurum adına Sanat Merkezleri Proje Sorumlusu Elif Baysak ile konuştuk.
Arkas Sanat Göztepe’nin kuruluş öyküsünü ve bu sürecin arkasındaki temel motivasyonları paylaşabilir misiniz?
Arkas Sanat Göztepe’nin kuruluşu, hem İzmir’in kültürel mirasına sahip çıkma arzusundan hem de bu mirası bir sanat deneyimiyle buluşturma isteğinden doğdu diyebiliriz. 2016 yılında Arkas Holding tarafından satın alınmasının ardından, yapı Ayşe Mayda’nın yaşamını sürdürmesi nedeniyle büyük bir hassasiyetle restore edildi. Köşkün özgün mimari dokusu, selamlık bölümü ve bahçesi titizlikle korunarak hem geçmişe saygı duyan hem de günümüz sanat izleyicisini karşılayabilecek bir kültür alanı yaratıldı.
Yapının tarihsel geçmişi hakkında bilgi verebilir misiniz?
19. yüzyılın sonlarında dört kez sadrazamlık yapan ve 1895–1906 arasında Aydın (İzmir) Valisi olarak görev alan Kâmil Paşa, bu süreçte İzmir’in mimari siluetini değiştirecek birçok projeye öncülük etmiştir. Bu projelerden biri olan Ayşe-Seniha Mayda Köşkü de İzmir’in simge yapılarından Saat Kulesi’ni de tasarlayan, Fransız mimar Raymond Charles Péré’ye atfedilen, dönemin mimari anlayışını yansıtan seçkin bir yapıdır. İki renkli tuğlaları, Art Nouveau detayları ve geleneksel teknikleriyle dikkat çeken köşk, farklı ağaç türleriyle zenginleşen bahçesiyle de öne çıkar.
Arşiv belgelerine göre köşk, zaman içinde Musevi İnas (Kız) Mektebi, Göztepe İtalyan Mektebi, İzmir Hususi Devrim Ortaokulu gibi farklı işlevlerde kiralanmıştır. 1950’lerden itibaren Mayda Ailesi burada yaşamış, Ayşe Mayda 2021’deki vefatına dek bu köşkü hem konuklarına hem de kamuya açarak kültürel bir odağa dönüştürmüştür.

Arkas Sanat Göztepe’nin mimari özellikleri ve iç mekân düzeni, sergileme anlayışınızı nasıl etkilemektedir?
Arkas Sanat Göztepe, Osmanlı’nın son döneminden Cumhuriyet’in ilk yıllarına geçişi temsil eden bir yapı. İçeride de köşkün tarihsel önemi ile örtüşen bir koleksiyon seçkisi yer alıyor. Konut olarak tasarlanmış bu köşk, farklı boyutlara sahip çeşitli odalardan oluşuyor. Biz de bu mimari yapıya uygun olarak sanatçıları kendi içlerinde hem kronolojik hem de yer aldıkları sanat oluşumları ve topluluklara göre gruplayarak düzenlediğimiz bir sergi düzeni oluşturduk. Bunun yanı sıra köşk alanında bir etkinlik binası, kafe ve köşkün tarihine tanıklık etmiş bitkilerin yer aldığı bir bahçe bulunuyor. Ayşe Mayda’nın babasının taşımacılık yaptığı dönemde, İzmir yangınında hasar gören, günümüz Kültürpark bölgesinden taşınan ve aileye verilen zemin taşları, köşkün bahçesinin temel dokusunu oluşturuyor. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde yapı, İzmir’in tarihini hem mimarisi hem de hikâyesiyle taşıyan bir yapı olma niteliği kazanıyor.
Gerçekleştirdiğiniz projeler genellikle hangi küratoryal yaklaşımlar veya temalar etrafında şekillenmektedir?
Tamamen Arkas Koleksiyonu’ndan oluşan sergilerin yanı sıra ulusal ve uluslararası kurumlarla iş birlikleri geliştirerek farklı perspektifler sunan projeler üretiyoruz. Tematik sergilerimizi herhangi bir disipline veya ekole bağlı kalmaksızın, çeşitliliği gözeten bir anlayışla kurguluyoruz.
Arkas Sanat olarak en temel hedefimiz, mümkün olduğunca geniş bir izleyici kitlesine hitap etmek. Koleksiyonun kapsamı ve sergi programımız da bu kapsayıcı anlayış üzerine kurulu. Herkesin sanat merkezlerimizi rahatlıkla ziyaret edebilmesini ve sanatla sürekli bir bağ kurabilmesini önemsiyoruz.
Önümüzdeki dönemde gerçekleştirmeyi planladığınız projeler, iş birlikleri veya hedefler nelerdir?
Çeşitli ulusal ve uluslararası kurumlarla yürüttüğümüz iş birliklerini kapsayan projeler üzerinde yoğun şekilde çalışıyoruz. Arkas Sanat Göztepe’nin ardından, Bayraklı’da Centre Pompidou iş birliğiyle hayata geçecek olan yedinci sanat merkezimiz için hazırlıklarımız sürüyor. İzmir’in kültürel yapısına ve kentteki sanat anlayışına yeni bir dinamizm kazandıracak bu proje bizim için büyük bir heyecan kaynağı. Yeni merkezimizde modern ve çağdaş sanat sergilerini, bu sergilerle paralel ilerleyen çeşitli yan etkinlikler, eğitim programları ve disiplinlerarası buluşmalarla desteklemeyi hedefliyoruz.
Arkas Sanat Göztepe’nin, İzmir’in kültürel yaşamına ve kent belleğine katkısı konusunda nasıl bir değerlendirme yaparsınız? “Mekânın hafızası” kavramı sizin için ne ifade etmektedir? Arkas Sanat Göztepe’nin bu hafızadaki yerini nasıl tanımlarsınız?
Kısa süre önce Tarihe Saygı Yerel Koruma Ödülleri kapsamında Jüri Özel Ödülü’nü kazanan bu köşk, İzmir’in koruna gelmiş sayılı yapılarından biri olarak hafızada önemli bir yer tutuyor. İzmir’in öne çıkan figürlerinden, Türkiye’nin ilk kadın ortodontisti Ayşe Mayda ile özdeşleşmiş olan ve adıyla anılan köşk, tarih boyunca ağırladığı konuklarla sanatla hep iç içe bir yapıydı. Arkas Holding tarafından 2026’da satın alınan köşkün restorasyon sürecini bir saygı ve sadakat pratiği olarak ele alındı. Hem eski bir yapının ayakta kalmasını hem de sahip olduğu kültür-sanat işlevinin sürdürülmesini, altıncı merkezimiz Arkas Sanat Göztepe aracılığıyla sağlayarak, bu değerli mekânı İzmirlilere kazandırmayı istedik.
*Arkas Sanat Göztepe, pazartesi hariç her gün, 10.00-18.00 saatleri arasında ziyaretçilerini ağırlıyor.
Mekânın Hafızası, bir önceki yazısında İzmir'in yerel dokusunu çağdaş sanatla buluşturarak sanatçılara hem görünürlük hem de üretim özgürlüğü sağlayan bir platform yaratmayı hedefleyen Karşıyaka'daki Gallery SO'yu ele aldı. Yazıyı okumak için aşağıdaki bağlantı ziyaret edilebilir.